Kaç Duyumuz Var?

Kaç Duyumuz Var?

 

İnsanlar hayata gözlerini açtıkları zaman dünyayı tanımaya başlarlar. Dünyayı anlamak ve
adapte olmak adına duyu organlarından yardım alırlar. Bu durumda insanların aklına kaç
duyumuz var sorusu gelmektedir. Geçmiş zamanlarda 5 duyumuz olduğu bilinmekteydi.
Bunları; dokunma, tat alma, işitme, koku alma ve görme olarak sıralandırıyorduk. Ama daha
sonradan yaşadığımız dünyayı fiziksel olarak daha iyi algılamak adına duyu organlarımıza iç
salgı ve Vestibüler algı da eklenerek duyu organlarımız 7’ye yükselmiştir. Bu sayede insanlar
dünyayı daha kolay algılayabilmekte ve adapte olabilmektedir.

Duyu Organlarımız Nelerdir?

Hayatımızda duyu organları fiziksel koşullarımızı doğru bir şekilde kullanmamıza yardımcı
olur. Duyu organlarımızı dokunma, tat alma, işitme, görme, koku alma, iç salgı ve vestibüler
olarak sıralamamız mümkündür. İç salgı ve Vestibüler daha sonradan eklenen duyu
organlarımızdır. Bu konu hakkında insanların kafalarında karışıklıklar olsa da zamanla gerekli
bilgiler verilerek insanların kafalarındaki soru işaretlerinin giderilmesi sağlanmıştır. Duyu
organlarımızı sırasıyla açıklayarak kafalarda oluşacak soru işaretlerini gidermeye çalışacağız.

İç Salgı ve Vestibüler Algı

Günümüzde kaç duyumuz var sorusuna cevap olarak 5 sayısınız alırdık ama 5 olarak bilinen
duyu organlarımız aslında 7 tanedir. Bu duyu organları İç salgı ve Vestibüler algı olarak
açıklanmıştır. İç salgı duyumuz sayesinde insanlar fiziksel güçlerini kullanırken kendilerini
kontrol edebilme özelliği kazanmış olurlar. İç salgı olarak adlandırılan duyularımız hipofiz
bezi, tiroit bezi, pankreas, böbrek üstü bezi, yumurtalar, testisler olarak sıralanmaktadır. Duyu
organlarımızın iç salgı bezleri ile bağlantılı olduğu için iç salgı duyumuz ortaya çıkmıştır. Bu
durumu örneklendirmek gerekirse; bir yemeği gördüğümüz zaman ağzımızın tükürük
salgılaması, üşüdüğümüzde tüylerimizin diken diken olması, gözlerimizi kapattığımızda
vücudumuzdaki organlarımızın nerede olduğunu rahatça göstermemiz olarak açıklayabiliriz.
Vestibüler algı ise vücudumuzun dengesini sağlayabilmek adına kullandığımız bir
duyumuzdur. İnsan vücudunun yer çekimine karşı verdiği tepkiyi, vücudun hareketlerini ve
baş hareketlerinin kontrol altında tutulmasını sağlayan bu duyumuzu, dış dünyaya karşı
fiziksel duruşumuzu kontrol edebilmek adına kullanmamız sağlar.

Görme ve İşitme Duyusu

İnsanların dünyadaki güzellikleri görebilmek adına görme duyusuna ihtiyaç duyarlar.
Duyularımız arasında en karmaşık yapıya sahip olan görme duyusudur. Görme duyusundan
yararlanabilmek adına gözümüzü kullanırız. Göz yapısı 3 tabakadan oluşur. Bunları; sert
tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka olarak sıralayabiliriz. Ağ tabaka retina olarak da
adlandırılır. Gözün en iç tabakasıdır. Gözlerimizde doğuştan ya da sonradan oluşan
rahatsızlıklarda bulunur. Bunları da miyop, hipermetrop, astigmat, presbitlik, katarak, şaşılık,
renk körlüğü olarak sıralayabiliriz.

İşitme duyumuz ise insanların dışardan gelen sesleri duymasını sağlayan bir duyumuzdur.
Dıştan içe doğru 3 kısma ayrılır. Bunlar dış kulak, orta kulak ve iç kulak olarak sıralanır. Dış
kulak; kulak kepçesi, kulak yolu ve kulak zarından oluşmaktadır. Çekiç, örs ve üzengi
kemiklerinin bulunduğu kısımdır. İç kulak ise sesin oluşması ve dengenin korunmasını
sağlayan kısımdır.

Koklama, Dokunma ve Tat Alma Duyusu

Duyu organları arasında koklama, koku alma ve soluk almamızı sağlayan burun organı ile
gerçekleştirilir. Burnun içerisinde bulunan burun kılları buruna dışardan gelen toz ve kirlerin
girmesini önleme görevi görmektedir. Mukus ise burnun içyapısını koruyan bir salgımızdır.
Dokunma duyumuzu derimiz ile sağlarız. Derimiz epitel ve temel bağ doku olarak iki farklı
dokudan meydana gelmektedir. Epitel vücudumuzun dış ve iç kısmını örten bir dokudur.
Temel bağ doku ise hücrelerin ara maddesi olarak nitelendirilmektedir. Dokuların eslenmesini
sağlar.
Tat alma duyu organımızı dilimiz ile sağlarız. Dil ayrıca konuşmamıza ve yutma refleksini
gerçekleştirmemize yardımcı olur. Dilimiziz en uç kısmı tatlıyı, ön yanlar tuzlu, arka yanlar
ekşi ve en dilin en arka bölümü de acı tadın alınmasını sağlar.

 

Bir önceki yazımız olan Vahşi Doğada Kaç Aslan Var? Başlıklı konumuzu okumanızı öneririz.

(Bu yazıyı puanlamak ister misiniz? Yıldıza tıklayarak bu yazıya puan verebilirsin.)

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Yorum Yap